Live: Louis Vuitton 2018 Erkek Koleksiyonu Paris Fashion Show
Sosyal medyanın hız kazandığı bu günlerde modanın ne anlama geldiğini düşünmek ilginç. Louis Vuitton’un Koleksiyoncusu Kim Jones, defilesinden günler önce şirketin Instagram @louisvuitton hesabında ve kendi @mrkimjones hesabında yeni koleksiyonunun tanıtımını yapması bunun bir başka göstergesi oldu.
Ayakkabı ve çantaların ön izlemelerinin yanı sıra, ünü sanatçı Drake’e (diğer adıyla @champagnepapi) iş birliği için teşekkür eden bir not da ekledi.
Mesaj kırmızı bir Hawaii baskısının üzerine yerleştirilmişti.
Eşsiz ve Lüks Seyahatin Tasarımcısı: Louis Vuitton Paris ile buluştu
Seyirciler ve özel davetliler Louis Vuitton’un Koleksiyoncusu Kim Jones’un Palais Royal’deki gösterisine vardıklarında, kalabalığın her yerinde aynı baskılar görülüyordu;
Bunlar, özellikle Naomi Campbell ve diğerleri tarafından göze çarpacak şekilde sergileniyordu. Koleksiyonun içinde Naomi’nin ön sırada gösterdiği gibi, bazıları organze örtülü, aynı Hawaii gömleklerinin olduğunu görmek ve gösterinin müziğinin Drake’in yazdığı koleksiyondan ilham alan bir şarkı olduğunu öğrenmek de sürpriz olmadı.

Kim Jones “Geçmiş ve günümüzde Paris” moda da özeldir
Kim Jones, CumCuma‘ya verdiği röportajda, Fransız başkentinden esinlenen gösteriyi değerlendirirken, “Geçmiş ve günümüzde Paris” dedi. Tasarımcı, kabarık ipek trençkotlar, bereler ve bir yığın Louis Vuitton şortu gibi klasik Avrupa stilleri öne çıkardı;
Bunlar başlangıçta bahsettiği “geçmişi” veya “eskiyi” işaret ediyordu.
Gençlik mirasına bağlı kalarak, ardından yeniler geldi: Damier kareli takım elbiseler, ters çevrilmiş montlar ve rahat dokulu işçi ceketleri. Jones, fazla vurgu yapmadan, bir zamanlar hayal bile edilemeyen kullanışlılık ile gösterişin görkemini sürdürdü.
Louis Vuitton Paris’teki gösteri için izleyiciler ile buluştuğu meydan olan Palais Royal Louvre Müzesi’nin hemen karşısında yer alan tarihi ve etkileyici bir yapıda yapılan bu defile klasik bir Louis Vuitton farkı yaratmıştır.
Burası dikdörtgen şeklinde dev bir avlu ve ortasında yeşil alanlar, ağaçlıklar ve fıskiyeli havuz olan atmosferi civarda yaşayanların ya da çalışanların öğle yemeklerini banklarda, sandalyelerde hatta yerlerde yediğini göreceğiniz farklı bir tutkusu olan bir yerdir.
Palais Royal – Domaine National du Palais-Royal
Paris’in ulu orta ama gizli saklı köşelerinden biri olan Palais Royal “Kraliyet Sarayı” anlamına geliyor. Ama bu saray adını Louvre Sarayı‘ndan değil, onun tam karşı tarafında bulunan bu büyük yapı kompleksinden alıyor.
Palais Royal hakkında bazı önemli bilgiler:
Palais Royal Tarihçesi
1633-1639 yılları arasında Kardinal Richelieu tarafından yaptırılmıştır.
Başlangıçta Palais-Cardinal olarak adlandırılmıştır. Richelieu’nün ölümünden sonra Kraliyet Sarayı olarak kullanılmış ve adını “Palais Royal” olarak almıştır.
18. yüzyılda Orleans Dükü tarafından halka açılmış ve Paris’in önemli sosyal merkezlerinden biri haline gelmiştir.
Palais Royal Mimari ve Özellikleri
Sarayın çevresinde görkemli sütunlar, avlular ve bahçeler bulunmaktadır.
İçinde Comédie-Française Tiyatrosu, Richelieu Kütüphanesi ve Devlet Konseyi Binası gibi önemli yapılar bulunur. Palais Royal Bahçesi (Jardin du Palais Royal), Paris’in en huzurlu ve estetik bahçelerinden biridir. Daniel Buren’in ünlü siyah-beyaz sütunları (“Les Deux Plateaux”) avluda sergilenmektedir.
Palais Royal Kültürel ve Tarihi Önemi
Yüzyılda Paris’in en hareketli eğlence ve alışveriş merkezlerinden biri olmuştur. Fransız Devrimi sırasında halkın toplandığı ve monarşiye karşı fikirlerin yayıldığı önemli bir mekândı. Günümüzde Fransız Anayasa Konseyi ve Devlet Konseyi burada bulunmaktadır.
Palais Royal Ziyaret Bilgileri
Palais Royal Bahçesi halka açıktır ve ücretsiz ziyaret edilebilir.
İç mekânlar genellikle halka açık değildir, ancak belirli etkinliklerde veya özel turlar kapsamında gezilebilir.
Palais Royal, hem tarih hem de sanat açısından Paris’in en önemli yapılarından biridir.
Eğer Paris’e gidecekseniz, özellikle bahçelerini gezmek güzel bir Paris Turu almak harika bir deneyim olacaktır!
Paris’te Gezilecek Yerler ve Aktiviteler
Paris’te Gezilecek Yerler

Paris Gezilecek yerlerin başında Paris’in simgesi olan Eyfel Kulesi gelir. Paris’in en iyi manzarasını görmek için üst katlara çıkmalısınız.
Şayet elinizde bir fotoğraf makinesi var sie Trocadero Meydanı, Champ de Mars sizin için harika fotoğraflar çekme ikanı verecekltir.
Dünyanın en büyük ve en ünlü müzelerinden biri olan Louvre Müzesi Mona Lisa, Venus de Milo ve Kanatlı Zafer Heykeli gibi eserleri sizi farklı bir dünyaya götürecektir. Müze Pazartesi günleri kapalıdır.
Gotik mimarinin şaheserlerinden biri olan Notre-Dame Katedrali’ni mutlaka görmelisiniz. Yürüyerek geziyorsanız Seine Nehri boyunca keyifli bir gezi yapabilirsiniz.
Lüks mağazalar, restoranlar ve kafelerle dolu ünlü cadde olan Şanzelize Caddesi olmazsa olmaz bir adrestir. Zafer Takı’na çıkarak Paris’İ panoramik bir manzara altında görebilirsiniz.
Paris’in en yüksek noktalarından biri Sacre-Coeur Bazilikası ve Montmartre Bazilikasına çıkıp muhteşem manzaranın keyfini çıkarabilirsiniz.
Seine Nehri gezisine kara verdiyseniz Pont Alexandre III Köprüsüne mutlaka gidin.
Van Gogh, Monet, Renoir gibi sanatçıların eserlerini barındıran Orsay müzesi sanatı sevenlerin mutlaka görmesi gereken bir yerdir.
Üniversiteli gençlerin tarihi sokaklar ve geleneksel Fransız kafeleriyle dolu Latin Mahallesi (Quartier Latin) Pantheon ve Shakespeare Kitabevi ile öne çıkmaktadır.
Paris’in dışında kalan ancak mutlaka görülmesi gereken bir başka yer ise Versailles Sarayı’dır. İhtişamlı odalar, büyük aynalar ve büyük bahçeleriyle etkileyici bir atmosferi vardır.
Tarihi binaları, butikleri ve sanat galerileriyle ünlü bir semt olan Marais’de yürüyerek keşif yapmak çok keyiflidir.
Montmartre bölgesinde ise sokak sanatçılarını izleyip bohem atmosferi hissedebilirsiniz.
Seine Nehrini geziyorsanız şehrin en ilgi çeken merkezlerinden biri olan hareketli Pigalle semtinden geçerek, günümüzde halen bohem yaşamın devam ettiği, sokak ressamları ve karikatüristleri ve birçok ünlü ressamın çalışmalarını yaptığı bölge sizi bambaşka bir ortama sokacaktır.
Paris’in ressamları
“Ressamlar Tepesi” adıyla bilinen ve Paris ‘in en yüksek noktasını oluşturan Montmartre Tepesi ve 130 metrelik bu tepenin üstünde yükselen Sacré-Coeur Bazilikası’nı (Adaklar Kilisesi) gezdikten sonra, ressamlar meydanında portrenizi yaptırmak sizin için kaçınılmaz olacaktır.
Turumuzda son olarak 1959 yılından bu yana parfümleriyle Paris modasının uluslararası merkezi olan BENLUX Mağazası’nı ziyaret ediyor olacağız. Ziyaretimizde en uygun fiyatlar ile alışverişin keyfine varacaksınız. Tur sonrası otelimize dönüyoruz.
- Paris Turları ve diğer detaylar için Paris Turları 2025 sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Ayrıca Palais Royal’in yakınında konaklayabileceğiniz birçok lüks otel bulunmaktadır.
Bu oteller, Palais Royal ve çevresindeki önemli turistik yerlere yakın konumlarıyla dikkat çekmektedir. Konaklama tercihinizi yaparken, otelin sunduğu olanakları ve bütçenizi göz önünde bulundurmanız faydalı olacaktır.
Şayet Palais Royal havasını hissetmek istiyorsanız Dorchester Collection & Kempinski & Versace & Armani ve Constance Otelleri gibi Lüks ve tarihi konsepti tarz edinen WTS Luxury Collection iş ortakları arasında bulunan Dorchester Collection Paris Hotel Plaza Athenee’ni tercih edebilirsiniz.
WTS Luxury Collection konaklamanızı en avantajlı ve en iyi hizmeti verenler arasında olacaktır.
Dorchester Collection serisi olan Paris Hotel Plaza Athenee bu olağanüstü şehre sadık olan mimarisiyle Fransız modasının ağaçlarla çevrili bulvarı olan prestijli Montaigne caddesinde Paris’in en iyisini sunmaktadır.
Hotel Plaza Athenee Dior, Dietrich ve ikonların, trendlerin doğduğu ve aşk hikayelerinin 1913’ten beri yaşandığı yerdir.
Bu keyifli mirası sürdürüp hikayenizi yazabilirsiniz.